2) Süsün Çevreye Aksetmesi

  • user warning: Table 'arif_beyan.beyan_captcha_points' doesn't exist query: SELECT module, captcha_type FROM beyan_captcha_points WHERE form_id = 'comment_form' in /home/beyan/domains/beyan.org/public_html/modules/captcha/captcha.inc on line 60.
  • user warning: Table 'arif_beyan.beyan_captcha_points' doesn't exist query: SELECT module, captcha_type FROM beyan_captcha_points WHERE form_id = 'user_login_block' in /home/beyan/domains/beyan.org/public_html/modules/captcha/captcha.inc on line 60.

Nur suresinde varid olan ayeti kerimede Allahü Zülcelal kadınların çevreye süs unsuru arzedecek hiçbir kıyafeti giymemelerini emrederek buyuruyor ki:

Bu nas açıkça peçenin faziletini haya yönünden iyi olduğuna belirtmektedir. Ancak bu isnad hüccet mesabesinde olamaz.

Bu kabilden olarak Ubeyd bin Ömer el-Mekki’nin naklettiği bir vakıa vardır, şöyle ki:

"Mekke’de güzel bir kadın vardı. Kadın bir gün aynayla kendi yüzüne baktı ve kocasına şöyle dedi:

- “Biliyor musun bu yüzü görüpte meftun olmayacak kimse var mı?”

“Evet var” dedi. Kadın “Kimdir o?” deyince, adam “Ubeyd bin Ömer” dedi. Kadın “Bana müsaade et onu da meftun edeyim” dedi. Adam “İzin veriyorum” dedi. Kadın Ubeyd’in yanına bir fetva danışmak için geldi. Mescidi Haram’ın bir köşesinde başbaşa kaldılar. Ubeyd de ona dedi ki, “Ey Allah'ın cariyesi Allah'dan kork bir daha bu nevi hareketlere tevessül etme.”

"Zinet (mahal)lerini kendi kocalarından yahut kendi oğullarından, yahut kocalarının oğullarından yahut kendi biraderlerinden yahut kendi biraderlerinin oğullarından yahut kendi ellerindeki memluklerden yahut erkeklerden yana ihtiyacı olmayan (yani erkeklikten kalmış bulunan) hizmetçilerinden, yahut henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizliyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını vurmasınlar. Hepiniz Allah'a tevbe edin ey mü'minler, ta ki korktuğunuzdan emin, umduğuna nail olasınız."

Bu ayet şümulü bakımından, dışarı çıkılırken üstten giyilen dış elbisenin umumunu kaplar. Dıştan giyilen elbisenin yabancı erkeklerin nazarı dikkatini celbetmeyecek şekilde olması gerekir. İşte Allah'ü zülcelal ahzap suresinin 33 üncü ayetinde buyuruyor.

"Vakar ile evinizde oturun evvelki cahilliyye devri kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstererek yürüyüşleri gibi yürümeyin. Namazı dosdoğru kılın. Zekatı verin. Allah'a Rasulune itaat edin. Ey ehli beyt Allah sizden ancak kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister."

Efendimiz Aleyhisselatü vesselam Hadisi Şeriflerinde buyuruyorlar. "Üç kimseye Allah sual sormaz ve onları ebedi helake gark eder."

1. Cemaattan ayrılıp mü'min başkana isyan eden ve isyankar olarak ölen kişi.

2. Sahibine isyan edip kaçan köle ve cariye.

3. Kocasının yanından ayrılıp ta dünya metaaına aldanan ve cahili süslere dalan kadın. Bu üç kişi süale, çekilmeden azaba müstahak olur."35

(35) Bu hadisi Hakim 1. cildinin 119. sayfasında, Ahmed İbn-i Hanbel 6. cildinin 19. sayfasında, Fadala bin Ubeyd’den zikretmişlerdir. Hadisin senedi sahihdir.

Ayeti Kerimede geçen teberrüç: (Cahilliyyet adetine uygun süs) kadının kendi zinet ve güzelliklerini ve örtmesi gereken yerlerini yabancıların şehevi hislerini harekete getirecek fiilleri göstermesidir." Fethül Beyan'ın 7 inci cildinin 274. sayfasında böyle denmektedir.

Cilbab denilen örtüyle emrolunmaktan maksat kadının zinet unsurlarını örtmesidir. O takdirde elbisenin üstünden giyilen cilbabın da zinet unsurunu havi olması elbette makul değildir. Büyük alim Zehebi "Büyük Günahlar" adını verdiği eserinin 131. sayfasında şöyle diyor:

"Kadının tel'in edilmesi gereken fiilleri şunlardır: Zinet unsuru olan altın, inci ve benzeri süsleri örtüsünün altından dışarı çıkarıp göstermesi, misk ve anber gibi benzeri koku saçan şeyleri evde dışarı çıkarken sürünmesi, ipekli ve süslü elbisler giyip kısa eteklerinin genişletip süründürmesi" Bütün bunları Allah cahili süslenme saymaktadır. Bu gibi hareketleri yapanlara dünya ve ahirette buğz etmektedir. Günümüzde bir çok kadınlarda bu gibi hareketler yaygın halindedir. Bütün bunlardan dolayı Rasulullah kadınlar hakkında şöyle buyurmuştur:

"Cehenneme muttali oldum, orda bulunanlardan çoğunun kadın olduğunu gördüm." İslam bu mevzuularda o kadar sıkı davranmıştır ki cahili hareketleri hırsızlık, şirk ve zina gibi büyük günahlar derecesine yükseltmiştir. Kadınlar Rasulullah'a biat ederlerken cahili adetlere dalmayacaklarına dair söz veriyorlardı. Amr oğlu Abdullah diyor ki:

"Rukayka kızı Ümeyme biat etmek için Rasulullah'ın yanına geldi ve şöylece biat etti: “Allah’a şirk koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, evladını öldürmemek, önündekine arkandakine bühtan ve iftira'da bulunmamak, çığlık atarak ağlamamak, evvelki cahiliyye devri kadınlarının yaptıkları gibi süs ve hareketlere dalmamak üzere sana biat ederim de." diyordu Rasulullah.36

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi